duvar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
duvar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2015 Salı

Yaşlı Adam ve Kedi

Aylar oldu yeni bir şeyler yayınlamayalı. O zaman işlerim dolayısıyla bir süre görüşemeyebiliriz demiştim. Bir hayli yoğun bir yaz döneminden sonra yeniden minyatürlerimi sizlerin beğenisine sunmak güzel. Umarım beğenirsiniz...

Bu çalışmaya başlamama sebep olan bir incir ambalajı. "Nasıl oldu?" derseniz hemen cevaplayayım. İncir ambalajını tam çöpe atacakken "bunu nasıl kullanabilirim?" diye düşünüyorum bir yandan da. "Atayım gitsin, yok yok dursun, amaan at gitsin işte" falan diye kendi kendime söylenirken birden o ambalajdan güzel bir briket duvar olabileceğini fark ettim. Ve böylece başladı maceramız. Zeminde kullandığım taşları da parkta oğlumla oynarken toplamıştım:)

Çöp karıştıran bir kedi ve onu izleyen yaşlı adam...








Tabi bu sokakta bir şeyler daha olmalı. Ne olabilir? Uzun süredir aklımda olan fakat yapmaya fırsat bulamadığım bir kedi olsun. Hatta bu kedi bir çöp kovasını karıştırsa nasıl olurdu. İşte o da burada.



Bu arada kediyi görenlerin yarısı 'aa ne güzel köpek' dedi:) Artık kim nasıl görmek istiyorsa öyle olsun.




Yaz döneminde her ne kadar yeni bir şeyler görmeseniz de ben yine boş durmadım. Canım sıkıldıkça bir şeyler yaptım. Mesela bunun gibi.




Saksı ve çiçekleri bu çalışmamda kullanmaya karar verdim.




Spontane ortaya çıkan bir projeydi fakat yapım aşaması çok keyifliydi. Umarım sizler de beğenirsiniz. Görüşmek üzere. Hoşçakalın.






15 Şubat 2015 Pazar

Fırın

Yine bizim köyden bir manzara:) Değil tabi ki. Tamamen benim hayal dünyamdan bir sahne bu. Buyurun seyre...


Fırın fikri için fimoya teşekkür ediyorum:) Fimodan ilk ne yapılır: ekmek. Ekmeklerden sonra fırın yapmaya karar verdim. Ve böylece proje şekillendi.



Neden 'fırın' olmadı da 'bakery' oldu. Biraz şekillenmeye başladıktan sonra baktım bu bizim fırınlara pek benzemedi. O zaman 'bakery' olsun dedim ben de.

Böyle rengarenk bir kaldırım var mı bilmiyorum. Ben görmedim. Tabi dediğim gibi bu benim hayal dünyam. 



Biraz gerçekçi olsun diye oraya bir rögar kapağı kondurdum.



Ağaç yine gerçek bir ağaçtan kopardığım bir dal parçası. Bu aralar ağaçlara dikkat ediyorum. Allah'ım ne kadar fazla çam çeşidi var. Ne kadar güzeller. Minyatürün bana olumlu bir katkısı olarak bakıyorum. Daha önce de ağaçları seviyordum fakat şimdi daha dikkatli inceliyorum...



Sokak lambası olmadan olmaz tabi böyle bir çalışmada.



Yandaki duvarları topladığım doğal taşlardan ve beyaz seramik hamurundan yaptım. 



Alanın küçük olduğunu fark ettiğimde artık çok geçti:) 









Başka bir paylaşımda görüşmek üzere...