vazo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vazo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2015 Pazartesi

Küçük Oda

Odalara ad bulmakta zorlanıyorum. İçinde bulunan eşyalardan dolayı klasik oda da olabilirdi ama baktım ki oda çok küçük, böyle oldu. Beni takip edenlerin kolayca tahmin edebileceği gibi eşyalar yine farklı zamanlarda yapıldı ve bu projede birbirlerine kavuştular. En son radyoyu yapmıştım. Zaten onu da Google+'da paylaşmıştım. Radyonun yapımından ilerleyen satırlarda bahsedeceğim.



İlk önce köşedeki konsolu yapmıştım. Rengini nasıl yapsam derken böyle bir şey çıktı ortaya. Eskitmeyi nasıl yapıyorum? Teknikleri olduğunu biliyorum. Fakat ben serbest stil çalışıyorum. Yani ki, o an kafama nasıl eserse öyle yapıyorum. Umarım başarılı olabilmişimdir.




Yine daha önceki seramik çalışmalarımdan iki tanesini burada kullandım. Çiçek yapımı için uğraşıyorum. "Elimden gelen bu" demiyorum. Bunlar şimdilik başlangıç. İleride daha iyilerini de yapabileceğimi düşünüyorum. 


Gelelim radyomuza. Radyonun hikayesi şöyle başladı. Ben çalışmayı tamamlamadan önce şöyle bir bakarım. Ne eksik? Ya da eksik var mı? Hatta yakınlarımdan fikir de alıyorum bazen. Mesela bu odadaki sandalye sevgili kız kardeşimin fikridir. En son tekrar baktığımda aynanın önüne bir şey daha eklemeliyim diye düşündüm. Aklıma, odanın konseptinden dolayı eski bir radyo yapmak geldi.


Tabi bu fikirden sonra radyoyu nasıl yapabilirim arayışına girdim. İlk önce karton parçasından denedim ve başarılı olamadım. Strafor parçasının daha uygun olabileceğini düşündüm ve radyo görünümü verecek şekilde bir parça kestim. Siyaha boyadım. Daha önceden soba boyası ile boyadığım plastik parçalarından ince şeritler kestim ki; bunlar radyonun kenarları olacaktı. Düğme olarak lolipop çubuğundan parçalar kestim. Gösterge için de üzerinde ince çizgiler olan şeffaf bir plastik parçasının altına kırmızı karton yapıştırdım. Ve, radyomuz hazır...





Ortadaki sehpanın da minik bir hikayesi var. Evdeki kitaplığı taşırken kitaplığın ayağı kırıldı. Tabi sağolsunlar ortaya bir tane daha eklemişler. Onu tamir ettikten sonra tipik bir minyatürcünün yapacağı gibi kırılan ayaktan ne yapabileceğimi düşündüm. Krizi fırsata çevirdim yani:) Tabi burada gördüğünüz sadece bir parçası.


Ortasına ağaç tutkalı doldurdum. Boşluk vardı. İçine de 1.5 cm uzunluğunda bir lolipop çubuğu sapladım. Kurumaya bıraktım. Sonra ayaklar.


Ahşap çubuklardan el motoruyla 3 parça ayak şekillendirdim.


Bu üç ayağı da aralarında 120 derecelik açı olacak şekilde birbirine yapıştırdım. Bunu da üst kısımla birleştirdim. Sehpanın boyanmadan önceki son hali ortaya çıkmış oldu.



Koltuğu da önceden yapmıştım. Bu projeye uygun olabileceğini düşünerek burada kullandım. 





Odalarımın çoğunda kapı yapmıyorum. Bunda bir kapı olsun istedim.




Başka bir paylaşımda görüşmek dileğiyle...

30 Ocak 2015 Cuma

Salon Takımı

Bu çalışmayı yapalı çok zaman oldu. Fakat bazı eksikleri vardı. Onları daha yeni tamamlayabildim. Bu şekilde başka projeler de var. Parçalar var ama birleşmeyi bekliyorlar. Her işin bir vakti-zamanı var. Zamanı gelince birdenbire ortaya çıkıyor. Hem minyatür demek sabır demek aslında. Bazı parçaların yapımı uzun zaman ve ciddi emek istiyor.

Neyse. Buyrun salonumuza bakalım. Kırmızı salonumuza:)

Minyatür Salon Takımı


Daha önceki bir çalışmada lila rengini sevdiğimi söylemiştim. Fakat kırmızıyı unutmuşum o anda. Kırmızıyı da çok severim. Hele de kırmızı renkli mobilyaları. Kırmızı, siyah ve beyaz renklerle kombine edildiğinde çok güzel görünüyor.

Çiçek konusunda çok fazla deneyimim yok açıkçası. En fazla birkaç kez yapmışımdır. Tabi minyatürle uğraşınca mimarlıktan tutun da marangozluk, boyacılık, çiçekçilik, seramik, peyzaj... Böyle uzar gider bu liste. Hepsinden biraz oluyor. Çiçek konusunda kendimi daha da geliştirmem gerektiğini düşünsem de bu seferki denemem pek fena olmadı.




Yapım sırasında aklınıza gelen malzemelerin hepsinden istifade edebilirsiniz. Çiçek yapımında kağıt, tel ve tutkal kullandım. 

Perde nikah şekerlerindeki kumaştan yapıldı.



Orta sehpanın üzerindeki tabakta bir tür yemiş var. Tabi yemişler kurudu gitti. Ben de tembelliğimden dolayı fimo hamurundan yeniden yapmadım. Ben bu tür şeyler görünce dayanamayıp hemen topluyorum. Zaten nereye, neye baksam minyatür penceresinden bakıyorum. "Bununla ne yapılır, bunu nerede kullanabilirim" gibi. Pek sağlıklı bir ruh hali olmadığına eminim:)

Duvar kağıdı evimizde kullanılandan arta kalan parçalardan kullandım. Seramik çalışmalarımdan bir parça da var koltuğun yanında.  


Duvardaki tablo da uzun zamandır bekliyordu. Kısmet burayaymış


Tahmin edebileceğiniz üzere beni en fazla uğraştıran yemek takımı oldu. Tabakların üzerine birkaç kat parlatıcı sürmeme rağmen istediğim sonucu alamadım. Nedenini de anlamadım.




Tabaklar kadar, hatta daha fazla çatal ve kaşıkların yapımına uğraştım. Birkaç kat boya attım. Onlardan da pek istediğim sonucu aldığımı söyleyemem.


Ayna önceki bir yayında bahsettiğim; kızımdan uzun müzakerelerle alabildiğim oyuncak parçası. Buraya güzel oldu.




Haliyle küçük parçalarla daha fazla uğraşılıyor. Ama ne kadar detay, o kadar güzel demek...


Başka bir paylaşımda görüşmek dileğiyle...






18 Ocak 2015 Pazar

1+1

Açık alan çalışmalarına bir süre ara vereyim demiştim ve uzunca bir süredir bekleyen ama bir türlü tamamlayamadığım dubleks odamla huzurlarınızdayım.

Dubleks minyatür ev


Nereden esti dubleks oda yapmak? Bilmem. Başdadım işte öylesine. Adım adım kendisi geldi zaten. Bu defa ayrıntıları biraz abarttım sanırım. Birçok şirin ve güzel ayrıntı oldu. Umarım beğenirsiniz.




Dediğim gibi bu projeye uzun zaman önce başlamıştım. Hafızam beni yanıltmıyorsa ilk merdivenlerini yapmıştım. Ufak tefek yamukluklar var merdivende ama kadı kızında da olur o kadar.




Gardrobun aynası yine ayna bulamadığım döneme ait. 




Biraz da üst kata bakalım. Üst katta detaylar daha fazla oldu. Büyüklüğü (daha doğrusu küçüklüğü:)) anlaşılsın diye para veya cetvel kullanırım ama bu defa bir kalem kullandım. Çünkü masanın üzerinde de bir kalem var. Seramik çalışmalarımdan ve bir ara yaptığım kitaplardan da istifade ettim burada. CD kutusu da güzel bir detay olarak kitaplıkta yerini aldı.




Minyatürde eseri detaylar güzelleştiriyor. Tabi benim yapabildiğim ancak masaya dökülmüş kahve:)




Kağıdı çöp kutusuna atmamış da... Tam bekar odası oldu burası.




Çiçek yapmayı öğrenmeliyim, acilen...



Başka bir paylaşımda görüşmek dileğiyle...


12 Ocak 2015 Pazartesi

Seramik Hamurundan Minyatür Eşyalar

İnternette gördüğüm bir tariften yola çıkarak kendi seramik hamurumu yapmıştım. Bu denemede çok başarılı olduğum söylenemez. Hamur parçalanıyor ve şekil almıyordu. Bu iş böyle olmayacak dedim ve nihayet ticari seramik hamuru ile tanıştık. İyi ki de tanıştık. Seramik hamuru ile çalışmak keyifli ama zor. Fakat sonuçta ortaya çıkanlar çok güzel. Beğenilerinize sunuyorum.

Minyatür seramik vazo


Minyatür seramik küp


Bu da güvecimiz. Afiyet olsun:)

Minyatür güveç