minyatür mobilya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
minyatür mobilya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2015 Pazartesi

Genç Kız Odası

Aslında böyle bu proje biraz spontane gelişti. Başlangıçta bir tema olmamasına rağmen bazen yaptığım minyatür eşyalar adım adım kendiliğinden bir adrese ulaşıyor. Bu projede bir ağaç işleme atölyesinden aldığım çam plakalarla başladı. Kesim ve şekillendirme işlerini dekupaj testere ile yaptım. Çam ağacı sert ve işlemesi de oldukça zor.


Çam ağacından yatak odası takımı



Daha sonra ferforjeden masa ve sandalye yapmaya karar verdim. Yukarıdaki yatak odası takımıyla alakası henüz yok. Ferforje demir görünümü olan kısımlarda lehim teli kullandım. Hırdavatçılardan kolayca bulabilirsiniz. Sandalyenin oturma kısmı ve masanın üst kısmı 1 mm foreks kullanılarak yapıldı. Gelelim aynaya... Şu ayna meselesine bir türlü çözüm bulamadım gitti. Buradaki ayna, kutu kola tenekesinin iç yüzeyi. Başka bir projede, kızımdan uzun müzakereler sonucu aldığım oyuncak aynayı kullanmıştım. Bir diğerinde hobi marketten aldığım kalın alüminyum folyoyu keserek ayna yaptım. Bu konuda halen kararsızım, arayış içerisindeyim ve önerilere açığım.

Ferforje makyaj masası ve ferforje sandalye


Daha önceki projelerde boyama işini eşim yaparken ben artık yavaştan ısınmaya başlıyorum ve buradaki boyama işlerini ben yapıyorum. Eskiden beri bu renge özel bir ilgim var. Zaten renk lila olunca sanırım proje de bu noktadan sonra şekillenmeye başladı. Üstteki makyaj masasıyla alakası yok yani:) Eşim burada da güzel bir kaç detayla dahil oldu projeye. Vazodaki çiçekler onun eseri.


Çam ağacından yatak odası etajeri


Artık proje neredeyse tamamlanmış sayılır. Bir kaç detay daha ekledim sona doğru. Yatak örtüsü ve üzerindeki elbise de eşim tarafından yapıldı. Makyaj masasına küçük detaylar ekledim.

Minyatür genç kız odası
 
 
Yalnız bu nasıl bir lila aşkıymış. Çerçeve bile lila, o derece yani. Genç kızımız Barış Manço hayranıymış. O yüzden yatağının başına posterini çerçeveletip asmış. Şimdiki gençlerden hala Barış Manço hayranı olan var mıdır bilmiyorum ama bizim nesil için efsanedir. Ruhu şad olsun.
 
Minyatür eşyaların hepsini seviyorum ama minyatürün de küçük olanlarını daha bir başka seviyorum. Komidinin üzerindeki çalar saat de bunlardan birisi oldu benim için.   
 
Minyatür genç kız odası


Bu odada genç kızımızın bir de viyolonseli olacaktı ama fotoğrafı olmadığı için maalesef şu anda göremiyorsunuz. En kısa sürede onu da fotoğraflayıp eklerim.


Minyatür genç kız odası


Yorum, öneri ve eleştirilerinizi bekliyorum. Bir sonraki paylaşımda görüşmek üzere...

4 Ocak 2015 Pazar

1/25 Ölçekli Minyatürlere Başlıyorum...




1/25 oranı minyatür eşyalar için sıkça kullanılan bir oran değil. Benim gözlemlerime göre daha çok 1/12 (yani 1 inch/1 feet) oranı veya daha az olarak da 1/24 yani bunun yarısı esas alınarak minyatür yapılıyor. Fakat daha önce de belirttiğim gibi ben 1/25 oranını hem eşyaların bu boyutta daha sevimli olduklarını düşündüğümden ve bunun yanında hesaplama kolaylığını göz önünde bulundurarak seçtim. Ama bazen detayları uygulamak gerçekten bir işkenceye dönüşebiliyor. 




Bizim mutfak masası, aynı zamanda benim çalışma masam
 Minyatür eşya yapımında aklınıza gelen hemen her türlü nesneyi kullanabilirsiniz. Bu, bazen bir avantaj olsa da bazen de evinizde atmaya kıyamayıp biriktirdiğiniz malzemeler bir süre sonra ciddi yer kaplamaya başlıyor. Bu konuda tavsiye isterseniz kapak, kalem parçası, boncuk vs. aklınıza ne gelirse bir kutuda biriktirin. Çünkü öyle bir an gelecek ki "A! iyi ki bunu saklamışım" diyeceksiniz ve tabi ki çöpçü damgası yemeyi de göze alacaksınız:)
 Henüz bir atölyem olmadığından şu anda mutfak masası ve bazen de salondaki yemek masasında kaçak(!) olarak çalışmalarıma devam ediyorum. Atölyesi olanlara çok imreniyorum ama bunun için benim şimdilik biraz daha sabretmem gerekiyor.


Ardından malzeme toplama işi başlıyor. Çünkü daha önce bahsettiğim mdf 'ler yapmayı planladığım 1/25 ölçekli minyatür eşyalar için pek uygun bir malzeme değil. İlk olarak gıda ambalaj vs. satılan bir mağazadan çay karıştırmak için kullanılan tahta çubuklardan, çöp şiş çubuklarından ve adana şiş için yapılmış olan çubuklardan ve tabi ki bir çok yerde kullanacağım kürdanları temin ederek başlıyorum.


 Foreks veya dekopa olarak adlandırılan daha çok reklamcıların kullandığı pvc köpüklerden uzun uğraşlar sonucu buldum. Reklamcılar daha çok 10 mm ve 5 mm kalınlıkta olanları kullandığından daha incelerini oralarda bulmak zor. Minyatür eşya yapımında ise 3 mm ve 1 mm kullanılıyor. Fakat daha sonra foreksin sanal mağazalarda da satıldığını gördüm. Oradan almak daha avantajlı. Çok güzel şekilde ambalajlanmış olarak kapınıza kadar geliyor. Fiyatı da oldukça makul seviyelerde.


 Bunun yanında son olarak fotoblok denilen mimari maket yapımında kullanılan bir malzeme daha olduğunu öğrendim, fakat deneme şansım henüz olmadı. Foreksin kesimi zor. Fotoblok'un daha kolay işlenebildiği izlenimi edindim. Kullandıktan sonra onunla ilgili deneyimlerimi de paylaşırım. Deneyimlerimi paylaşırım demişim. Tesadüfen şimdi (uzunca bir zaman sonra) fark ettim. Fotoblok minyatürle uğraşanların uzak durması gereken bir malzeme. Kullanışsız. Foreks kesinlikle daha iyi.


Ahşap ve diğer malzemelerin işlenebilmesi ve bazen hassas şekillerin verilebilmesi için bir arayış içerisindeydim. Forum sitelerini karıştırırken el motoru diye bir şey olduğunu keşfettim. Aslında bu alet bir nevi modifiye matkap. Yani kesme, delme, taşlama, zımparalama için değiştirilebilen başlıkları olan bir mini matkap. Markalar içerisinde en bilineni Dremel. Çin işi, aldığınıza pişman olabileceğiniz birçok marka var. Black&Decker'i bir mağazada inceledim. Ürünü tanıtan arkadaş "Abi Proxxon diye bir marka var, diğerleri onun eline su dökemez." deyince haliyle ben de bir tane Proxxon Micromot aldım. Proxxon bir Alman markası. Aslında incelemelerim neticesinde vardığım kanaat, hepsi üç aşağı beş yukarı aynı. Tabi ki tercih meselesi.

Proxxon Micromot El Motoru

Bu konuda bir noktaya değinmeden geçemeyeceğim. Proxxon el motorunu aldıktan sonra hemen fark etmedim ama bir süre sonra matkap uçlarından birisinin kırık olduğunu farkettim. Bu arada kırılması çok doğal, çünkü kalınlığı 0.5 mm. Ürünü aldığım Güven Sanat sanal mağazasını telefonla aradım ve durumu bildirdim. Hemen içerisinde 3 adet matkap ucunun bulunduğu paketi ücretsiz olarak, üstelik kargosunu da karşılayarak gönderdiler. Ben tesadüfen bu mağazadan alışveriş yaptım. Ama detay gibi görünen bu tarz durumlar firmanın güvenilirliğini ve kredibilitesini benim gözümde artırıyor.


El motorunu aldıktan sonra bununla ne yapabilirim diye düşünürken kürdanlarım geldi aklıma. Hemen işe koyuldum. El motorunu torna gibi kullanarak kürdanlara şekil verdim. Bu parçaları ve oturma kısmı olarak kullanacağım; duvar kağıdından bir parça keserek bank yapmaya çalıştım. Umarım beğenirsiniz. Henüz bir projede kullanmak kısmet olmadı. Hatta orijinali hasar görünce biraz modifiye ederek yeniledim. Onu da bir projede kullanınca fotoğraflarım. 


Kürdan ve duvar kağıdından bank

Ben güzel yazılar olan blogları uzun yazılmış olsalar da sıkılmadan okuyorum. Umarım yazılarım gereğinden fazla uzun ve sıkıcı değildir. Amacım minyatüre gönül verenler için bildiklerimi detaylı olarak paylaşmak. Başka bir paylaşımda görüşmek üzere...

3 Ocak 2015 Cumartesi

Minyatür'le Tanışma Hikayem

Meslekte 12. yılında olan bir hekimim. Çalışmalarımı sabote eden dünyalar güzeli bir kızım ve bir oğlum var. Beni çalışmalarımda destekleyen ve çoğu zaman da yardımcı olan el sanatları öğretmeni eşimin de katkılarıyla minyatür eşyalar yapıyorum.

İlk minyatürümü sanırım üniversite yıllarında bir yaz tatili esnasında yapmıştım. Tahminen 18 sene olmuş. Dile kolay. Bu bir maket uçaktı. 'Memlekete gittiğimde hala yerinde duruyorsa fotoğrafını çekip sizlerle de paylaşırım' demiştim. Ve şimdi sözümü tutuyorum. Genel olarak hasar görmemiş ama kuyruk kısmında bir eksiklik var. İşte yıllar önce yaptığım maket uçak.





Fakat, içimdeki minyatür canavarını keşfetmem çok sonraları olsa da ben bu küçük objelere hep hayranlıkla baktım. Ta ki bir gün kızıma ilaç kutularından minik bir çiftlik yapana kadar. İşte ne olduysa ondan sonra oldu. İşi gücü bırakıp minyatür eşyalar yapmaya başladım. 2014 başından beri uğraşıyorum minik eşyalarla. İlk yaptıklarım 1/12 ölçekli olsa da şu anda 1/25 ölçekli çalışıyorum ve bu çok daha keyifli bence. 1/25 oranında detay çalışmak çok zor olsa da sonuçta ortaya çıkan eser daha güzel oluyor.


İşin garibi daha dilimizde bu sanatın doğru dürüst bir adı bile yok. Minyatür denilince "Osmanlı minyatürleri" anlaşılıyor direk olarak. Dollhouse Türkçe değil; Türkçe olmadığı gibi yapılan tüm işleri de kapsamıyor. Minyatür mobilya desek, o da değil. Sanırım "Minyatür Eşya Sanatı" en oluru. İşte daha adı bile olmayan bir işle uğraşıyorum. 

Bundan sonra ara ara paylaşımlarda bulunmayı düşünüyorum. Bitmiş eserler yanında fırsat olursa yapımla ilgili ipuçlarını da paylaşabilirim. Eğer belli bir sayıya ulaşırsam kısmetse sergi açmayı da planlıyorum. Beğenilerinizle destek olursanız ne mutlu bana...